T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Yeni Koronavirüsü Çocuklarımıza Nasıl Anlatabiliriz?

Güncelleme Tarihi: 18/03/2020

Depremler,yangınlar ve corona hastalığı gibi pek çok olumsuz durumla başlayan 2020 yılı hepimize zor günler yaşatmaktadır.Yetişkin olarak bizleri psikolojik olarak zorlayan bu sürecin içinde, çocuklarımızın olaylardan nasıl etkilendiğini ve bu durumlar içerisinde onlardaki olumsuz etkiyi en aza nasıl indirgeyebileceğimizi  kestirmekte güçlük yaşamaktayız.Çocuklar hangi yaşta olursa olsun masumlukları ve bazı şeyleri  anlamlandırmakta zorlanmaları sebebiyle en çok destek vermemiz gereken grup olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çocuklar yaşlarına göre gelişim basamakları göstermekte ve her yaşın sahip olduğu bilişsel-duygusal gelişim gereği  çocukların bir olayı anlama,kavrama ve ona karşı tepki geliştirme kapasiteleri bulunmaktadır.Bu dönemlerden sezgisel dönemde olan çocuklar (4-6yaş) ; olayları mantık ilişkilerinden çok sezgisel olarak kavramaktadır .Somut işlemler döneminde olan (6-12 yaş) çocuklar ise; artık somut olarak nesneleri ve var olan şeyleri algılayıp mantıksal ilişkileri kurmaya başlayabilirler ancak 12 yaş sonrası başlayan soyut kavramları anlayabilme ve bunlar üzerinde yorum yapabilme yeteneği henüz oluşmamıştır.Tüm bu gelişim dönemleri dikkate alındığında; çocuklarınıza travmatik etki yaratabilecek ölüm,deprem,kayıplar ve corona salgın hastalığı gibi olayları açıklarken bazı noktalara dikkat etmeniz fayda sağlayacaktır.Unutmayalım ki; bir çocuğun travmaya karşı vereceği tepki, asla bir yetişkin gibi olmayacaktır.Sadece 12 yaşla birlikte bu tepkiler daha olgunlaşmaya girmeye başlamaktadır.Çocuklara televizyonda gördüğü ya da insanlar arasında konuşulurken duyduğu bu konular anlatılırken;  eğer 7 yaş altında bir çocuğa sahipseniz, olayı mümkün olduğunca farklı konulara geçerek değiştirmeye çalışın ve çocuk size gerçekten cevaplamanız gereken bir soruyla gelirse bunu bir oyun üzerinden, çok açıklayıcı ve detay vermeden anlatmayı deneyin.Bu konudaki ürkütücü etkiye sahip görüntülerden mümkün olduğunca çocuğunuzu uzak tutmaya çalışın.Söze başlarken, ‘’tahminimce…galiba…belki de öyle olabilir’’ gibi muğlak ifadelerle kısa ve net anlatımları kullanmayı deneyebilirsiniz. Corona hastalığı hakkındaki sorularda, hastalığı konuşmaktan çok el yıkamayı oyunlaştırmak gibi yöntemler faydalı olabilir.Ancak özellikle önlemleri ve hijyeni bu kadar önemli olan bir durum içinde olunduğu için, çocuğunuza sürekli olarak  ’’oraya dokunma hasta olursun,elini yıka çabuk! Temizlenmen lazım’’ gibi kaygılı ifadeler, çocuk  kaç yaşında olursa olsun kaygıyı yüklemekte, ileride de temizliğe ilişkin kaygılara zemin hazırlayabilmektedir.Bunun yerine eller yıkanırken oyunlaştırarak, pozitif bir beden dili ve gülümseme içinde bu aktiviteler yaptırılarak,hastalığı daha önceden çocuğun yaşadığı grip,nezle gibi ona tanıdık gelen  hastalıklara  benzeterek kafasındaki belirsizlikleri gidermek oldukça faydalı olacaktır.12 yaş üstüne ise biraz daha açıklayıcı ama asla kaygı yaratmayacak şekilde bir yaklaşım en sağlıklısı olacaktır.
Elbette ki, ebeveynlerin kendi kaygılarını kontrol altına almalarının  ise en önemli nokta olacağı unutulmamalıdır.Yaşamdaki her şeyi özellikle küçük yaşlarda sizden öğrenen çocuğunuz için iyi bir rol model olup,panik ve korkuyu hissettirmeden gerekli tedbirleri almanız,çocukların ruh sağlıkları için en doğru yaklaşım olacaktır.

Psikolog Burcu AYDEMİR
İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Birimi